Anadolu ve Selçuklu Ruhu ile İslami derinlik,
Hilal, İslam kültüründe yeniden doğuşun, ilahi korumanın ve ruhsal yönelişin sembolü olarak yüzyıllardır kullanılır. Ancak hilalin yukarıya bakması, bu sembollere yön ve niyet katar,
Yukarı bakan hilal, İçine rahmetin, hikmetin, nurun dolmasını simgeler. Anadolu vereni bilir, beklemeyi bilir.Hilalin yukarı açık formu, henüz doğmamış bir hakikatin gelişine sahne hazırlamaktadır. Göksel olanı sarmaya ve yeryüzüne indirmeye hazır bir hâli temsil eder. Bu yönüyle anne şefkatiyle ilahi kudretin birleşimidir. Hilalin bu konumu; yıldızın merkezindeki Elif-Lam-Mim ile birlikte tamamlayıcı bir manevi kapı gibi çalışır. Zamansızdır. Yıldız düzeni anlatırken, hilal teslimiyeti temsil eder. Elif-Lam-Mim ise o kapıdan giren hakikattir.
Harflerin Yıldızın İçine Yerleşmesi ;
Sekiz köşeli Selçuklu yıldızı, kozmosun düzenini, yaratılışın matematiğini ve hikmeti temsil eder. Bu yıldız, zahiri olanı yani görünen düzeni, şekli, yapıyı, ilahi sistematiği anlatır. O bir çerçevedir, bir evrendir.İlahi Hakikatin Şifresi, Elif-Lam-Mim harfleri ise bu düzenin içine indirilen SIR gibidir. Kur’an’daki “hurûf-u mukattaa” olan bu harfler, insan aklının sınırlarının ötesinde, ALLAH indindedir.
SIR, düzenin kalbine yerleştiğinde…(Harflerin yıldızın içine yerleştirilmesi )
“İlahi hakikat, ancak düzenli ve hikmetli bir yapının içinde tecelli eder.” Tıpkı kalp gibi, kalp bir organdır ama içine aşk düşünce kıymetlenir.
“”Mana, en yüksek etkiyi, kendine layık formda bulur.” Bu tasarımda harflerin yıldız içine yerleşmesi, mana ile formun birleşmesidir. Bu, ilahi hakikatin zuhurunu temsil eder , yani ANADOLUYU…..
